|
|
11月17日
Alıntı
ŞÜKRET HALİNE
 ŞÜKRET HALİNE  
Koskoca sandığın şu dünya ne kadar küçük bir bilsen.
Hele sen; çok büyüğüm, zenginim, varlıklıyım, her şeyi satın alırım da desen,
Ve desen ki emrimde binlerce insan var hepside benim için yaşar,
Ancak şunu bil ki büyüklüğün bulunduğun yerde boyun kadar.
 
Söyler misin hangisi gelir seninle?
Benim için yaşar dediğin emrindeki insanlar mı?
Yoksa zenginim varlıklıyım dediğin malın mülkün mü?
Hepsi hikaye, götürmek için ebediyete,
  
Bilesin ki üç şey gelecek seninle,
Sevapların, günahların ve sen.
Ne ev, ne araba, ne mal mülk,
Nede üzerinde bir elbise,
 
Elim, ayağım, gözüm, kulağım dediğin,
İçerisinde yaşadığın bedenin bile,
Yok olup gidecek gelmeyecek seninle.
Var mı ötesi daha anlatmanın?
  
Yoksa ölüm hiç gelmeyecek mi sanırsın?
Aslında dünyada da ebediyet için yaşayabilirsin.
Öncelikle yapabileceğin iş, Allah’a kulluk edip, haline şükretmelisin.
Hep kendinden yüksektekini değil, alçaktakini görmelisin.
 
Dünyada açlıktan ölen insanlarında olduğunu bilmelisin.
Düşünsene senin ekmeğinin yanında katığın var,
Onun bırak katığı, hayatı bir ekmek kırıntısına bakar.
Yoktur doğru düzgün elbisesi, ayakkabısı giyecek.
  
Yoktur evi barkı, onun tek istediği bir parça ekmek.
Kimi insanın vardır eksik olan uzvu,
Kiminin eli, kiminin ayağı, kiminin gözü,
Kimi doğuştan, kimi sonradan özürlü,
Nankörlük etme haline şükret ey insanoğlu.

10月22日
Senin için yaratıldı bu kâinat, Selâm verdi; melekler, semâvat, Şefâat eyle ümmetine ey Resûl! Dökülüyor dudaklarımızdan salâvat...
Hep ümmetine rehberlik ettin, Yüce Allah’ın yoluna sevk ettin Şefâat eyle ümmetine ey Resûl! Kalbimizi, ruhumuzu sen serinlettin...
Cennet ile müjdeledin müminleri Ateş ile korkuttun münkirleri, Şefâat eyle ümmetine ey Resûl! Seni arzular hakikat erleri...
Mübarek dilinden okudun Yüce Kur’ân’ı, Aydınlattın; ufukları, bütün cihanı, Şefâat eyle ümmetine ey Resûl! Senin yoluna verelim bu canı...
8月31日
Alıntı
Habibim olmuyor sensiz bu dünya,
Bu gece çok uzun geliyor bana, Habibim yine sen düştün aklıma, Ağlıyorum yine soğuk yatağımda, Dedimya habibim sen düştün aklıma.
Dün yine bi şiir okudum senin hakkında, Medinede ravzan geldi aklıma , Binbir insanın kucaklayışın varya, Habibim olmuyor sensiz bu dünya,
Bir kere geldim senin yanına Binkere gelsem yine doymam ravzana, Anam, babam, canım fede olsun sana , Demeyi çok isterdim bağara bağara.
Işte geldim ya Muhammed kapına Ravzanda bir dokunsam aşına, Olmuyor habibim dedimya sana, Ne olur mahşerde bizi unutma.
|
|
|
|